Mevlana(k.s) ile ilgili bir yazı..

Mevlana(k.s) Hümanist miydi?
Son dönemlerde İslam adı kullanılarak en çok sömürü malzemesi yapılan maalesef Mevlana(k.s) 'nın şahsiyetidir.İnsanlığa örnek olarak gösterilen bu Mübarek Zat , gerçekten hakkıyla anlaşılabilmekte midir bilmiyoruz fakat birkaç noktaya algılayabildiğimiz ölçüde değinmek için bu yazımızı hazırlamak istedik acizane..

Ömrünü ciddi çileler ve sıkıntılarla geçirmiş İslam Mutasavvıfı(tasavvuf ehli) olan Mevlana(k.s), Şems(k.s) ile olan sohbetleri ile bugün de dillerdedir.Birkaç cümleyi kısaca birlikte irdeleyelim ;

"Yaradılanı sev,Yaradan'dan Ötürü"
"Önce lafa bakarım ,laf mı diye ,sonra söyleyene bakarım adam mı diye"..
Bu Kel'amlar ilk baştan bakıldığında "sanki" Mevlana(k.s) Hazretleri böyle ukala,kendini beğenmiş biri gibi kendisini lanse ediyor gözükmektedir ki özellikle ikinci cümlesinde(nakle göre) ...
Günümüzde nefsden bihaber birçokları da kendi "egoist"liklerini bu Mübarek Zat'ın cümlesiyle haklı hale getirmektedirler.
Mevlana(k.s) Hazretleri'nin ilk cümlesinden algılayabildiğimiz "Yaradılan yani herşey yani eşya 'nın ardında Rabbi'n Kemali olması hasebiyle " O'nun Ahlakı ve Rahmeti'yle değerlendirme şekliyle değerlendir." demektir.Yani Mevlana(k.s) Hazretleri bir nevi vahdet v ve tevhid dersini şu kısacık cümleyle özetlemiştir mükemmel şekilde..
Eşya'nın hakikatine eriştirilen birisinden de bu beklenir zaten(bkz.Rasulullah(s.a.v) ın duası : Eşyanın hakikatini göstermesini istemesi).
İkincil olarak eski zamanlarda , laf edenler bunu bir ilme göre mi söylüyor ? (ulema'dan mı?) yoksa bu şahsi görüş ve kanaati mi bunu irdelerim demek istiyor şahsi kanaatimiz.
Ayrıca burda evvela "laf" ı değerlendirmesi de "laf'ı oluşturan" bir harf'e bile ne kadar kıymet verdiğinin göstergesidir(bkz.Hz.Ali(r.a) "Bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum").Karşısındakini tartıyor ve evvela kelamından evvel sevgiyle yaklaşıp "ego"suna maha l bırakmadan "Rabb'im burda bana hangi hikmeti anlatmak istiyor" düşüncesiyle hareket ederek akabinde de bu görüşün şahsi mi yoksa ulema görüşü mü olduğunu irdeliyor.Neticede eskiden birden fazla Alim'in görüşü daha itibar edilir bir sonuç doğuruyordu.Burdaki "adam mı diye" den kasıt da bu görüşün tekil mi yoksa çoğul mu olduğu yönünde...

Hümanizm konusuna da değinecek olursak, herşeyi sürekli ve hiçbir otoritesel ahlak olmaksızın sevmek olmaz.Mevlana(k.s) gibi bir zat , hiç şüphesiz ALLAH(c.c) ahlakıyla ahlaklanmanın verdiği ferasetle olayları ve fiilleri değerlendiriyor ayrıca kendinden açığa çıkan fiillere de ayrıca ehemmiyet veriyordur diye düşünüyoruz.Burdaki güzel özellikler "İslam"ın tatbik edildiğinde ne derece güzel ve hoş bir dönüşüm sonucuna insanı götürdüğünün en büyük ve en güzel kanıtıdır görüşündeyiz.
Mevlana(k.s)'nın Şems(k.s) ile olan dialoglarındaki birbirlerine hitap şekli ise "Sen'li Ben'li" olan şekliyle tamamiyle birbirlerinde izledikleri Seyr'in getirisidir ki burda aslında tevhid ehli için çokluk değil ,ALLAH(c.c)'ın kullarından farklı şekillerde izhar buyurduğu ahlakına örnekler seyredilmektedir.Öyle ki bu Mübarek Zat'lar, seyrlerinde kendilerini bypass edip "Rab'lerinin kemaline hayran kalmaktadırlar..".
Tabii seyr ehli dışında kalanlar için de "Mevlana(k.s) neden Şems(k.s) e bu kadar hayran" a da sanırız üstteki yorum bir cevap olmuştur..
Selam üzerinize olsun.
Saygılarımla.

Hürriyet
Yazarkafe
Yorum Yaz